Sevgili Parweld ziyaretçileri, bugün “Rhinovirüs hangi gruptadır” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.
Rhinovirüs Hangi Gruptadır? Gel, Gel, Sana Bir Şey Söyleyeyim
Rhinovirüs mü? Bunu duyunca aklımıza hemen soğuk algınlığı ve burnumuzun tıkalı hali geliyor. “Yani, bu hastalık bir virüs, ama hangi grupta yer alıyor? Hangi sınıfın üyesi bu? Zombi grubu falan mı?” diyerek kahve bardağını alıp düşünmeye başlıyoruz. Ama gerçekten, rhinovirüsün sınıfı ne? Bu kadar basit mi?
Şimdi, yavaşça derin bir nefes al, rahatla. Yazıyı okumaya devam ederken burnundaki o tıkanıklığı unut, ben sana açıklayayım. Rhinovirüs, “bununla başa çıkarsak her şey kolay” diyen bir virüs grubunun üyesi. Yani, evet, aslında her şeyin başıymış gibi hissedebilirsin ama dur! Başına gelen her şeyin içinde biraz eğlence vardır, değil mi?
Rhinovirüs: Ne Yani, Eğlenmeye Geldik?
İzmir’de yaşamak, ya da 25 yaşında olmak biraz çelişkili bir durum aslında. Bir yandan arkadaşlarla sürekli takılmak, her fırsatta espri yapıp keyifli vakit geçirmek… Bir yandan da her an, “Yahu ya bu virüsler benden mi geçecek?” düşüncesiyle bir hastalık çukurunun dibine düşmek.
Geçen gün yine arkadaşlar toplantısında anlatmaya başladım: “Biliyor musunuz, rhinovirüs aslında soğuk algınlığına neden olan bir virüs. Sadece burun ve üst solunum yollarına yerleşiyor, en çok yazın bile seni yakalayabiliyor.” Dedim ki, “Neyse, en kötü burun tıkanıklığı olur, işte.” O anda biri de kalkıp dedi ki:
“Haa, yani bu virüs, o ooo, zırt pırt burnu tıkayan, soğuk algınlığının sürekli tekrarlayan üyesi mi?”
Dedim ki: “Evet, aynen öyle! Bu virüs bir halk kahramanı gibi. Hem yıllardır bilinen, hem de zeytin ağaçları gibi her yerde. Yani karşımıza en beklenmedik anda çıkar.”
Evet, arkadaşlar! Rhinovirüs, Picornaviridae ailesinin üyelerinden biri. RNA virüsü olarak, başta soğuk algınlığına yol açan en önemli faktörlerden biridir. Bir tür yaz gribi gibi düşün, ama hiç kimse bundan kaçamaz. Hani şöyle, kışın gelir, yazın da seni bulur. Nerede olursan ol!
Picornaviridae Ailesinin Ayrıntılarına Dalmak
Bence kimse benim gibi virüs grubu konusunda uzman olmamı beklemiyor. Ama, hadi gelin, birazcık bu Picornaviridae ailesine bakalım. Evet, tüyler ürpertici bir isim, ama aslında basit. Bu aile, hepimizin korkulu rüyası olan hastalıkları barındırıyor. Enterovirüsler, Hepatit A ve tabii ki Rhinovirüsler de buranın sakinleri. Her birinin kendi özel alanı var.
Enterovirüsler: “Çok karışık hastalıklar, mideyi de vurur, saçı da döker.”
Hepatit A: “Benim işim karaciğerle! Beni yakalarsanız, unutmayın, ben temizlenmem kolay değilim.”
Rhinovirüsler: “Hadi ama! Ne oldu? Biraz burun tıkanıklığı ve hapşırık muhabbeti mi? Hadi başlayalım!”
Burada dikkat edilmesi gereken şey şu; Rhinovirüs, kış mevsiminde aktif olmakla birlikte aslında yazın da kendini gösterir. Evet, sıcak yaz günlerinde, sahilde yüzüyorken ya da güneşlenirken, aniden bir hapşırık sesi duymanız an meselesi. Böylece, burnunuzu birden tıkayacak ve siz yine şunu diyeceksiniz:
“Ya bu virüs beni sadece kışın yakalar diye düşünüyordum. Hadi ya, yazın da mı karşımıza çıkacak?”
Virüslerin En Popüler Misafirleri
Peki, biz burada bu virüsü neden bu kadar ciddiye alıyoruz? Çünkü bu virüs tam bir sürekli gelen misafir. Evet, sürekli yeni yeni mutasyonlar ortaya çıkabiliyor. Anlayacağınız, bu arkadaş soğuk algınlığının bir numaralı nedeni. Sadece burun ve boğazda değil, bazen boğazı da etkileyebiliyor. Sonra, ne oluyor? Bir baktın, grip olup, birkaç gün öksürükle yatıyorsun.
Ama merak etme, grupta her zaman bir adım geride kalmayacak kadar güçlü. Yani öksürük olmasına rağmen kalkıp arkadaşlarıma “Ya bu virüs gerçekten işini iyi yapıyor” demek zorunda kalıyorum. Düşünsene, virüs çok iyi iş çıkarıyor. Soğuk algınlığını bir şekilde çözüme kavuşturuyor, ama bu çözüm asla kısa süreli olmuyor. Bak, gerçekten bir kere bu virüsü yaşarsan, sonra hep dikkatli oluyorsun.
Sonuçta… Virüs, Herkesin Arkadaş Kardeşi Oluyor
Gelelim hikayenin son kısmına. Rhinovirüs belki de sınıfın görünmeyen şampiyonu. O, bir şekilde her ortamda varlığını gösteriyor. Belki soğuk algınlığına yol açıyor, ama bazen de seninle sohbet ederken aniden hapşırmanı sağlıyor. Ne yapalım? Bizi böyle sever.
Evet, benim için öyle… Bu virüsle başa çıkmanın tek yolu hizmet ederken bile dikkatli olmak. Tabii, bu arada güldürmeyi de ihmal etmiyor. Yani belki de benim gibi “hemen başıma gelen her şeyde komik bir şey bulmak” istiyorsanız, rhinovirüs bir bakıma eğlenceli bir misafir olabilir. Ama soğuk algınlığına neden olmasın, değil mi?